Prof. Dr. Ümit Meriç, Cemil Meriç'i Anma programı kapsamında Düzce'de öğrenci ve öğretmenlerle buluştu
DÜZCE – BHA Cemil Meriç’in doğumunun 110. yılı anısına gerçekleştirilen programlarda, yazarın eserleri, düşünce hayatına katkıları ve medeniyet tasavvuru ele alındı. Düzce İl Millî Eğitim Müdürlüğünün davetlisi olarak kente gelen Meriç, ilk olarak Düzce Belediyesi Erol Güngör Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen söyleşi programına katıldı. Öğretmenler ve öğrenciler tarafından yoğun ilgi gören programda Meriç, Cemil Meriç’in düşünce […]
DÜZCE – BHA
Cemil Meriç’in doğumunun 110. yılı anısına gerçekleştirilen programlarda, yazarın eserleri, düşünce hayatına katkıları ve medeniyet tasavvuru ele alındı. Düzce İl Millî Eğitim Müdürlüğünün davetlisi olarak kente gelen Meriç, ilk olarak Düzce Belediyesi Erol Güngör Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen söyleşi programına katıldı. Öğretmenler ve öğrenciler tarafından yoğun ilgi gören programda Meriç, Cemil Meriç’in düşünce dünyası, kültürel mirası ve genç kuşaklara bıraktığı fikir-düşünce mirası üzerine değerlendirmelerde bulunarak, “…Bugün huzurlarınızda bulunmak benim için çok hoş, çok anlamlı bir olay. Zira her zaman ifade ettiğim gibi benim rektör olan, profesör olan, lise hocası olan yüzlerce öğrencim var. Ama ben hep şu cümleyi kurmuşumdur: Ben talebelerimin talebesiyim. Neden talebelerimin talebesiyim? Çünkü tarihî kader içinde ben bir dönemin insanıyım. Benim sorularım, benim bulduğum ya da bulduğumu zannettiğim cevaplar bir dönemin soruları ve cevaplarıdır. Bugünün gençlerinin soruları ise bizi yeniden düşünmeye, yeniden anlamaya sevk ediyor. Babamın gözlerini kaybetmesi, aslında benim hayatım için çok farklı bir başlangıç oldu. Çünkü daha sekiz yaşındayken, o yaşta okunması söz konusu olmayan kitapları, gazeteleri, dergileri okumaya başladım. Anlamadığım şeyleri de okumaya başladım. Yıllar hızla geçti. Ben orta ikinci sınıfta matematikten ikmale kaldım. Babam da sabahları gazeteleri ve dergileri okuduktan sonra beni matematik çalıştırmaya başlardı. Havuz problemlerini hâlâ çok güzel çözerim. Çünkü babam beş yaşından itibaren her gün saatlerce kitap okumuş bir insandı. Bu kitap okuma ve Cemil Meriç’in eserlerini yazma süreci, babam son nefesini verene kadar devam etti. Babam ömrünün son devrinde, artık eserlerinin yeni baskılarının çıktığı dönemde, altmış sekiz yaşında felç oldu. Sağ tarafına ağır bir felç geldi ve artık ondan sonra kitap yazamadı. Ben onun hemşireliğini de yaptım. Bir gün, hiç sormazken aklıma şu soruyu sormak geldi: “Babacığım, benden razı mısınız..” ifadelerine yer verdi.
Öğrencilerden birinin yönelttiği, Cemil Meriç’in günümüz için önemi nereden geliyor? sorusuna karşın Ümit Meriç “…Cemil Meriç’in eserleri bizi kavramların derinine götürür. Yine sahnede gördüğünüz kitaplarından biri “Umrandan Uygarlığa”dır. Ümran, İbn Haldun’un kullandığı bir kavramdır. 14. asırda yaşamış Kuzey Afrikalı Müslüman düşünür İbn Haldun’un, bir İngiliz sosyoloğu tarafından ilk sosyolog olarak değerlendirilen İbn Haldun’un kullandığı ve İslam medeniyeti manasına gelen bir kavramdır. “Uygarlık” ise Dil Kurumu’nun ürettiği, eski Türklerin önemli devletlerinden ve kavimlerinden olan Uygurlardan türetilmiş bir kavramdır. Uygar, medeni karşılığı olarak kullanılmıştır. Cemil Meriç bu kavramların arkasındaki medeniyet dünyasını bize gösterir. Diğer eserlerinde de aynı genişlik vardır. Mesela “Kırk Ambar” vardır. Kırk Ambar’ın içinde her şey vardır. Cemil Meriç, Türk olduğu için kendi şahsiyetini Türkçülükle ifade etmek ister. Sonra o yıllarda Fransa’ya hâkim olan sosyalizme ilgi duyar ve Halep’e gidip Marx ve Engels’in kitaplarını alır. Bu çizgi benim şahsi hayatımda da şöyle etkili olmuştur: Ben otuz sene sosyolojik düşünce tarihini sevgili Eflatunlardan, Aristoteleslerden başlatırdım. Şimdi ise “Sosyolojik Düşünce Atlası” adını verdiğim kitabı Konfüçyüs’ten başlatıyorum. Neden Konfüçyüs’ten? Çünkü dünyada tek medeniyet yoktur…” değerlendirmelerinde bulundu.
Öğrencilere tavsiyelerde bulunan Prof. Dr. Ümit Meriç, “…Okumaya başlamadan önce lütfen alfabetik kalın bir defter alın. Cemil Meriç’i okurken bilmediğiniz kavram ve kişilerle karşılaştığınız zaman, artık hepimizin elinde internet var, internetten araştırın. Mesela Cemil Meriç “Victor Hugo” diyor. Defterinizin “H” harfini açın; Hugo kimdir, ne yapmıştır, eserleri nelerdir? Victor Hugo’nun Fransa düşünce ve edebiyat tarihindeki yerini kaydedin. Sonra diyelim ki “anarşizm” kavramıyla karşılaştınız. “A” harfini açın. İnternetten ya da ansiklopedilerden “anarşizm nedir, ne zaman doğmuştur, ne gibi sonuçları olmuştur, en önemli isimleri nelerdir?” araştırın ve yine defterinize yazın. Sonra tekrar okumaya başlayın. Bu şekilde Cemil Meriç’in eserlerini tek tek bitirdiğiniz zaman elinizde Cemil Meriç’ten naklen öğrenmiş olduğunuz bir kültür ve irfan lügatı kalacak. Cemil Meriç, bir defa okunup bitirilecek bir yazar değildir. Bitirdikten sonra o kitabı bir daha okuyacaksınız. O zaman göreceksiniz ki ilk okumadaki eksikleriniz, o defterdeki bilgilerle tamamlandığı zaman Cemil Meriç’in gerçek fikirleri zihninizde formüller hâlinde vücuda gelecek…” şeklinde konuştu.
Düzce İl Millî Eğitim Müdürü Gülşen Özer de programda yaptığı açıklamada, Cemil Meriç’in doğumunun 110. yılında Prof. Dr. Ümit Meriç’i Düzce’de ağırlamaktan büyük mutluluk duyduklarını dile getirerek, “…Türk düşünce hayatına yön veren önemli bir mütefekkirin fikir mirasını gençlerimizle buluşturmak bizim için son derece kıymetlidir. Öğrencilerimizin ve öğretmenlerimizin Prof. Dr. Ümit Meriç ile bir araya gelmesi, kültürel ve entelektüel gelişimlerine önemli katkılar sunmuştur…” ifadelerine yer verdi.
Düzce ziyaretleri kapsamında babasının adını taşıyan Cemil Meriç Anadolu Lisesi’ni de ziyaret eden Meriç, okulun öğrencileri tarafından hazırlanan tiyatro gösterisini izledi. Cemil Meriç’in hayatını, fikirlerini ve eserlerinden kesitleri sahneye taşıyan gösteri, katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi. Düzce’nin sahip olduğu tarihî miras, doğal güzellikler ve kültürel zenginliklerden duyduğu memnuniyeti dile getiren Meriç, kentin eğitim, kültür ve turizm alanlarında önemli bir potansiyele sahip yer olduğu değerlendirmesinde bulundu.
Program sonunda Meriç’e günün anısına çeşitli hediyeler takdim edildi. Programlar, hatıra fotoğraflarının çekilmesinin ardından sona erdi.